“Gün, niye yirmi beş saat değil!” diyor, iş insanı;
Kendine-ailesine zehir ediyor, yaşamı…
Köşenin mendilci kızı şimdi sildi, gözyaşını;
Bugüne kadar hiç sordun mu, derdini-dermanını?
Saçlarımı tarayan rüzgâr oldu, nefesin;
Sarı çiçekte parladı, masum bakışların…
Buharlaşıp, bulutlara karıştı gözyaşın
Ve yağmur olup, tenimi yıkadı ansızın…
Bin dokuz yüz altmışların ilk yarısı...
Paşabahçe'nin tek yazlık sineması;
Bitişiğinde, Tevfik Paşa Yalısı.
Arada duvar ve defne yaprakları;
Zaten duvar üstü de cam kırıkları...